Tuesday, August 26, 2014

BİR TAPINAK YAZISI

Gürültü - patırtının ortasında sükunetle dolaş. 
Sessizliğin içinde huzur bulunduğunu unutma.
Başka türlü davranmak açıkça gerekmedikçe, herkesle dost olmaya çalış. 
Sana bir kötülük yapıldığında, verebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun. 
Bağışla ve unut. 
Ama kimseye teslim olma. 
İçten ol; Telaşsız, kısa ve açık seçik konuş. 
Başkalarına da kulak ver. 
Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları. 
çünkü dünyada herkesin bir öyküsü vardır.
Yanlız planlarının değil başarılarının da tadını çıkarmaya çalış. 
İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen, hayattaki dayanağın odur.
Seveceğin bir iş seçersen, hayatında bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın. İşini çok seveceksin!
Olduğun gibi görün!
Ve göründüğün gibi ol!
Sevmediğin zaman, sever gibi yapma!
Çevrene nasihatlerde bulun ama, hükmetme!
İnsanların kusurlarını bulmaya çalışırsan, onları sevmeye zamanın kalmaz.
Ve unutma ki, insanlığın yüz yıllardır öğrendikleri bir kumsaldaki kum tanecikleri değildir. 
Kaybetmeyi, ahlâksız bir kazanca tercih et!
Birincisinin acısı bir an, ötekinin vicdan azâbı bir ömür boyu sürer.
Bâzı idealler o kadar değerlidir ki o yolda mağlup olman bile zafer sayılır.
Bu dünyada bırakacağın en büyük miras dürüstlüktür.
Yılların geçmesine öfkelenme!
Rüzgârın yönünü değiştiremiyorsan yelkenlerini rüzgâra göre ayarla!
Çünkü dünya, karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getirmediğinle ilgilenir.
Ara sıra isyana yönelecek olsan da, hatırla ki yaratıkları yargılamak imkânsızdır.
Doğduğun zamanları hatırlar mısın? Sen ağlarken herkes sevinçle gülüyordu.
Öyle bir ömür geçir ki, sen öldüğünde herkes ağlasın!
Sabırlı, sevimli ve vefâkâr ol!
Önünde sonunda bütün servetin sensin.
Görmeye çalış ki bütün pisliğine ve kötülüğüne rağmen, dünya yine de insanoğlunun biricik güzel mekânıdır...

XSENTIUS, MÖ9.yy

Thursday, July 24, 2014

İDEOLOJİ VE ŞUUR

BU ÜLKE_C.MERİÇ
SAYFA 55
İdeolojiye düşmanlık, tek izm'e teslimiyettir: obsküran- tizme. İdeolojiler siyaset dünyasının haritaları. Haritasız denize açılınır mı? Ama harita tehlikeli bir yolculukta tek kılavuz olamaz. Pusulaya da ihtiyaç var. Pusula: şuur. Tarih şuuru, milliyet şuuru, kişilik şuuru.

Saturday, July 5, 2014

TARİHE BAKIŞTA YAPILAN HATALAR

TARİHİMİZLE YÜZLEŞMEK_E.KONGAR
SAYFA 54
Tarihe bakışta yapılan hatalar :
1.Her toplum, kendi dininin ve milletinin, ötekilerden daha iyi veya üstün olduğuna inanmak eğilimindedir.
2.Olay ve olgular, genel tarih ve dünya bağlamı dışında, dünya konjonktüründen ve tarihsel süreçlerden yalıtılarak irdelenir.
3.Geçmişin, bugünkü kavram ve terimlerle irdelenmesi ve değerlendirilmesi.

Friday, April 18, 2014

KORKULAR VE CESARET_OSHO

BİLGELİKLE YAŞAMA SANATI_Ö.BACAKSIZ
SAYFA 56

Seni köle yapan şey kendi korkuların; senin korkuların. Korkusuz olduğun zaman artık köle değilsin. Aslında başkalarını, onlar seni köle yapmadan köle yapmaya zorlayan güç, senin kendi içindeki korkudur. Korkusuz bir insan, ne kimseden korkar ne de başkalarını korkutur. Ve korkaklar, sadece korkaklar, kafalarıyla yaşar. Korktukları için etraflarında mantıktan oluşan bir güvenlik duvarı yaratırlar. Korkularıyla her kapı ve pencereyi kapatırlar. Cesur olmak, kalple yaşamak demektir. Kalbin yolu, cesaretin yoludur.

Kalp her zaman risk almaya hazırdır, kalp kumarbazdır. Kafa ise işadamıdır. Kafa her zaman hesaplar, çok kurnazdır. Kafa geçmişi düşünür. Kalp ise gelecektir, Kalp her zaman umuttur, kalp her zaman gelecekte bir yerdedir. Kalp üzerinden yaşamak, anlamı keşfetmektir. Cesareti keşfetmektir.,

Thursday, April 17, 2014

HIRS_LAO TZU

BİLGELİKLE YAŞAMA SANATI_Ö.BACAKSIZ
SAYFA 52

Durmaksızın mal ve mülk toplayan;
Buna ara vermekle daha iyi eder.
Kılıcının iki ağzını durmadan döven ve bileyenin
Kılıcı erken körelir.
Evinde altın ve yeşim saklayanın
Kapısına hırsız dolar.

Zenginlik ve şeref ile kibirlenen
Kendi sonunu getirir.
İşini bitirince, geriye çekil,
İşte budur insan olmanın yolu.

KENDİNİ DİNLEMEK_ERICH FROMM

BİLGELİKLE YAŞAMA SANATI_Ö.BACAKSIZ
SAYFA 51
Vicdanımızı dinleyebilmek için kendi kendimizi dinlemeye gücümüzün yetmesi gerekir. İnsanın kendi kendini dinlemesi çok güçtür. Çünkü bu sanat, modern insanda pek ender rastlanan bir yeteneği, kendi kendisiyle yalnız kalabilme yeteneğini gerektirir. Biz, gerçekte “yalnız kalma” korkusuna kapılmış bulunuyoruz. En sudan ve giderek en iğrenç beraberlikleri, en anlamsız etkinlikleri bile, kendi kendimizle yalnız kalmaya yeğ tutuyoruz. Kendi kendimizle yüz yüze gelme olasılığından korkar gibiyiz. Tanımadığımız birisiyle karşılaşmaktan utanır gibiyiz.
Vicdanımızın sesinin savsaklanması belki belli bir suçluluk veya huzursuzluk, bazen de yorgunluk ve kayıtsızlık tepkisiyle karşılanmaktadır. İnsan vicdanının sesinden kaçamaz ve ussallaştıramazsa fiziksel ve zihinsel hastalıklar ortaya çıkar.

ÖLÜMSÜZLÜK_PLATON

BİLGELİKLE YAŞAMA SANATI
SAYFA 50
Yalnız beden değil, ruh da değişir. Tabiat, huy, inanışlar, arzular, zevkler, dertler, kaygılar; bunların hiçbiri aynı kalmaz; biri ölürken, bir yenisi doğar. İşin en tuhafı, bilgilerimiz bile bir yandan doğar, bir yandan ölür, hiçbir zaman aynı kalmaz, bildiklerimiz hep değişir. Bilgi yitirildiği için, öğrenme diye bir şey vardır. Unutmak, bilginin silinmesidir. Öğrenmek, gidenin yerine bir yenisini koymakla bilgiyi yaşatır, böylece bilgi hiç değişmemiş gibi görünür. Bütün ölümlü varlıklar, bedeniyle, her şeyiyle ölümsüzlüğe bu yoldan erişir. Bunun başka yolu da yoktur. Böyle olunca artık neden bütün canlılar, yavruları üstüne bu kadar düşüyor diye şaşırma. Bütün o emekler, sevgiler hep ölümsüzlük uğrunadır.

Wednesday, April 16, 2014

YAKINDAKİLERİN MEŞGULİYETİ_SCHOPENHAUER

BİLGELİKLE YAŞAMA SANATI_Ö.BACAKSIZ
SAYFA 44
Nasıl ki küçük cisimler, gözümüze yakın tutulduklarında görüş alanımızı sınırlar, tüm dünyayı örterlerse; en yakın çevremizdeki insanlar ve olaylar da, son derece önemsiz ve değersiz olsalar bile, dikkatimizi ve düşüncelerimizi gereğinden çok, üstelik de hoş olmayan bir biçimde meşgul ederler ve önemli düşünceleri ve olayları uzaklaştırırlar.

EMEK VE HAZ_J.J.ROUSSEAU

BİLGELİKLE YAŞAMA SANATI_Ö.BACAKSIZ
SAYFA 44
Halkın, ekmeğini kazanmak için harcadığı zamandan başka zamanı yoksa, yazık. Ekmeğini sevinçle yiyebilmesi için de zamanı olması gerek. Yoksa uzun süre kazanamaz olur ekmeğini. Halkın çalışmasını isteyen şu adaletli ve iyiliksever Tanrı, onun dinlenmesini de ister. Doğa da halkın aynı zamanda çalışmasını ve dinlenmesini, didinmesini, aynı zamanda da haz duymasını ister. 

TALİH DİŞİDİR_MACHIAVELLI

BİLGELİKLE YAŞAMA SANATI_Ö.BACAKSIZ

SAYFA 39

Atılgan olmak ihtiyatlı olmaktan daha iyidir. Çünkü talih, dişidir. Ona hâkim olmak için sert davranmak gerekir. Serinkanlılıkla iş gören kimselerden çok şiddet yoluyla iş görenlere kendini bırakır. Dişi tabiatından dolayı talih gençlerin dostudur. Çünkü gençler daha az ihtiyatlı, daha atılgandırlar. Ve daha büyük bir cesaretle ona hükmederler.


İNSAN HAKLARI EVDE BAŞLAR_E.GALEANO

BİLGELİKLE YAŞAMA SANATI_Ö.BACAKSIZ

SAYFA 25

İtaatsizliği cezalandırmak ve özgürlüğü disiplin altına almak için aile geleneği, kadınları aşağılayan, çocuklara yalan söylemeyi öğreten ve korku hastalığını yayan bir terör kültürünü sürdürmektedir. İnsan haklarının evde başlaması gerekir.


Tuesday, April 15, 2014

BASİT VE ÜSTÜN İNSAN_DOSTOYEVSKİ

SUÇ VE CEZA
SAYFA
İnsanlar basit ve üstün olarak ikiye ayrılırlar. Basit olanlar, yalnızca insan cinsini üretmeye yarayanlardır, diğerleri de yeni bir şey söyleyebilmek isteğiyle doğmuş, üstün insanlardır. Toplum muhafazakârlık görevini yerine getirmek için çok kez bu insanları asıp kesiyor ya da her türlü hareket imkânından mahrum ediyor. Ama yine aynı toplum, bir nesil sonra bu astığı insanların anıtını dikip, onlara tapıyor... İlk bölüm şimdinin adamıyken, ikinci bölüm hep geleceğin adamıdır. Birinciler dünyayı korur ve nüfusu çoğaltırlar. İkincilerse onu hareket ettirir ve asıl amacına doğru yürütürler.

Sunday, March 16, 2014

DÜŞMAN EKSENLİ SİYASET_ALİ SİRMEN

CUMHURİYET

16.03.2014

Kimi adam vardır, düşmansız yaşayamaz, kimi siyasetçi vardır, düşmansız politika yapamaz.Saplantılılar için, düşman hayata tutunmanın aracıdır. Onsuz yazamaz, onsuz yaşayamaz, onsuz politika yapamaz. Erdoğan bunlardan. Düşman kavramını politikasının göbeğine oturtan ve o yolla kitleleri peşinden koşturmayı kuran politikacı da, tıpkı kendini her zaman haklı ve üstün kabul eden militarist gibi kindar kitlelere ihtiyaç duyar ki, düşman politikasının ateşini sürekli harlı tutsun. Kindar kuşaklar yetiştirmek isteyen politikacının her yerde düşman gören militarist vesayetçiden hiçbir farkı yoktur. Her ikisi için de bırakın muhalifi bir tarafa, kendinden yana olmayan, düşmandır. Düşman, ikna edilmez, ifna edilir. Düşmanla uzlaşılmaz, savaşılır. Düşmana karşı harekete geçirilmek istenen toplulukların düşüncelerine seslenilmez; tutkuları, önyargıları, saplantıları, kinleri, intikam duyguları bilenirken gözleri ve vicdanları köreltilir. Politikasını “düşman” eksenine dayamış siyasetçi için miting alanları, savaşa çağrı meydanlarıdır.