Sunday, November 9, 2008

BİR ŞEHRİ SEVMEK_OZAN

Bir sehri sevmek bir zamani, bir mekani sevmektir.
Bir sehri sevmek mechulu, muammayi sevmektir.
Bir sehri sevmek orada kendini bulmaktir.
Bir sehri sevmek aska sebep aramaktir.

Icimdeki gurbetteki ozluyor geride biraktigi herseyi, ailesini, arkadaslarini, okulunu, cocuklugunu, ilk askini, yalnizliklarini. Tumune de Ankara diyor ve bu yuzden en cok onu ozluyor.

Aklima geliyor Kizilaydaki Arnavut kaldirimlari, ozluyorum o griligi. Bazen selam veriyorum, bazen unutup geciyorum ama o ne zaman gitsem orda, yasadik diye fisildiyor ne zaman gitsem yanina. Cocuklugum o benim, okulun ilk gun tenefus ziliyle okul bitti sanip elele tutusup eve dondugum arkadasimi tanir o. Her onumuze gelene saati sormanin hayattaki en komik gun oldugu gunu bilir, sabahin ayazinda, kosa kosa dersaneye gidislerimi de. Her yerinde bir parcam, yasanmisligim var bu sehrin.

Kiyaslayamam baskalari gibi. Istanbulun denizi varmis mesela, sonra bi de birsuru gezecek yeri. Egeliler gibi kulturlu degilmis insani, Kayserililerin sicakligi da yokmus buranin insaninda, Renksizmis, binaymis her yer, gri griymis. Ankara’nin havasi kirliymis. Yeter be, o benim cocuk nefesim. Bi daha cocuk olmiycam ki.

No comments: